ARTIK SIRA BİZDE « 10Balikesir

28 Kasım 2020 - 05:45

ARTIK SIRA BİZDE

ARTIK SIRA BİZDE
Son Güncelleme :

18 Nisan 2019 - 22:02

 

İçinde bulunduğumuz hafta, turizm haftası olarak tüm Türkiye’de kutlanmakta. Bu hafta tatil bölgelerinde sezonun açıldığının göstergesidir aynı zamanda. Turizm çalışanlarının iş başı yaptıkları, şehirlerin güzelleştirme çalışmalarının başladığı tarihtir.

***

Şehirlerde bulunan havaalanı ve otobüs terminallerinden tatil bölgelerine ulaşmaya yarayan yollarda refüj çalışmaları başlamıştır bile. Yol kenarlarını yeşillendirilmeye, ışıksız caddeleri ışıklandırmaya şehirdeki çer, çöpün temizliğine daha çok önem verir belediyeler. Maksat, ‘’gelen turist bizim buraları beğensin’’dir. Gelecek turistin rahatı, konforu ikinci belki üçüncü plana atılır. Çünkü belediyelerin değil, otellerin problemidir o durum. Yani turist tekrar gelir mi gelmez mi çok düşünülmez. Tek amaç yaz sezonu kapanışında şehrimizde, bölgemizde şu kadar turisti ağırladık, geçen yıla göre bu kadar fazla insanı misafir ettik, gelecek sezon bunun şu kadar kat üstünde insan ağırlayacağız diyebilmektir.

***

Her yaz döneminin belli mekanı olmuştur. Kimi turizm altyapısını çok iyi hazırlamış, iyi planlamış sonraki sezonlarda da turist sayısı kaybetmeden turizm şehri ünvanını sürdürebilmiştir. Kimileri ise bir ya da iki sezon ayakta kalabilmiş, teknik yetersizlik ve yanlış planlama sonucu popülerliğini kaybetmiştir. Uzun sahil şeridine güvenip deniz temizliğine önem vermeden her yere beş yıldızlı oteller diken şehirlerin birçoğunda turizm bitme noktasına gelmiştir.

***

Sırasıyla gidecek olursak, doğal güzellikleri, deniziyle, dağıyla öne çıkmış, bir zamanlar hem yerli hem de yabancı turist akımına uğramış, Antalya’nın ilçesi Kaş. Halen turist popülasyonu var, ancak eskiye nazaran unutulmuş bir tatil bölgesi. Doğal güzelliklerin zedelenmesi, bölgenin binalarla dolması, turistleri Antalya’nın farklı bölgelerine itti.

***

Belek, Side, Manavgat gibi ilçeler özellikle yabancı turistlerin gözdesi haline gelmişti. Uzun sahil şeridi ve plajların güzelliğinden dolayı tercih edilebilirliği yüksek bir yer. Otel sayılarının hızla artması, fiyat skalasındaki dengesizliği ön plana çıkardı. Geçtiğimiz sezonlarda bir çok otel bekledikleri sayıların çok altında insan ağırlayabildi.

***

Bir zamanlar cennet diye anılan bölge ise Fethiye. Doğal güzelliklerin, tarihi mekanların çokluğundan dolayı bir dönem turist akımına uğradı. Bunun her yıl böyle olacağı öngörüldü. Bölgeye yapılan yatırımlar genelde tatil siteleri ve oteller şeklinde gerçekleşti. Birkaç sezon sonra turist popülasyonu beklenilenin çok altında kaldığı için birçok otel kapılarını kapattı.

***

Turist popülasyonu Akdeniz’den Ege’ye doğru ilerliyordu. Bu nedenle bir sezonun gözdeleri Bodrum ve Kuşadasıydı. Kuşadası otelleriyle ön plana çıkarken, Bodrum koylarıyla boy gösteriyordu. El değmemiş, ayak basmamış koylar büyük bir ticaret kapısına dönüştü. Açılan beach clublar bir hayli yüksek popüleriteye ulaştı. Bodrum merkezinde bile aşırı bir kalabalık vardı.

 

 

 

***

Bodrumun popüler olduğu yıllarda Çeşme çok insanın uğramadığı genelde İzmir’in yerlilerinin bildiği bir yerdi. Turist popülasyonun gittiği yönü ön gören yetkililer, Çeşme’ye yatırım yapmaya ve turistleri buraya çekmeye çalıştılar. Gayet başarılı bir planlamaydı. Küçüklü, büyüklü oteller, sahil düzenlemeleri, festivaller, eski dar sokaklarda açılmış kafeterya ve barlar iyi reklam çalışmalarıyla turistin yolunu buraya çevirmesini sağladı. Üç, dört sezondur hep beklentinin çok üstünde sezonu kapatıyor Çeşme. İstanbul’da meşhur olan restoranlar, yaz sezonunun başlamasıyla birlikte Çeşme’de hizmet veriyorlar. Her şey istedikleri gibi giderken bu kez de yoğunluktan dolayı insanlar yavaş yavaş yollarını değiştirmeye başladı. Sokaklarda adım atacak yer, plajlarda havlu koyacak şezlong kalmamıştı artık. Ne otellerde rezervasyon yapılabiliyor ne de festivallere katılım gerçekleşebiliyordu kalabalıktan. Gidişata bakarak, Çeşme’nin miadını doldurmak üzere olduğunu söyleyebiliriz.

***

Sadece basit bir öngörüye dayanarak bir dahaki sezonların Ayvalık açısından iyi geçeceğini söylemek mümkün. Zaten bilinen ve turist popülasyonu olan bir yerdi. Ancak turizmde sürü psikolojisi mantığı olduğundan dolayı, Ayvalık en yoğun sezonlarını yaşayacak. Peki bu durumda ne yapılması gerekli? Şeytan sofrasına teleferik çok güzel proje. Ancak daha önceki turizm bölgelerinin yaptıkları hataları tekrarlamanın lüzumu yok. Şehir planlamasına ve dokusuna önem vermeden yapılacak her yatırım ölü yatırımdır. Birkaç seneliktir sadece. Körfezin su sorunu olduğu yıllardır ortada. Bir de üzerine dalga dalga gelecek turistleri eklediğimiz zaman su kullanımı iyice artacak. Turiste su yok diyebilir misiniz? Tut ki dediniz. Bir sonraki sezonda turist neden Ayvalık’ı tercih etsin?

***

Yapılacak her yatırım süreklilik ve sürdürülebilirlik düşünülerek yapılmalıdır. Ayvalık’ın yatak kapasitesi belli. Bunu bölgenin dokusunu bozmadan, yeşil alanları yok etmeden yapmak lazım. Şehir içi ulaşımı yeniden düzenlemek ve kolaylaştırmak lazım. Gastronomi turizmine yönelmek ve festivaller sayesinde bunu duyurmak lazım. Sokak festivalleri, müzik festivalleri, yemek festivalleri bölgeye turist çekmenin en kolay ve en etkili yoludur.

***

Seçimlerden önce şunu yapacağız, bunu yapacağız demek Ayvalık’a kötülük yapmaktır. Kim ne derse desin turizm siyaset üstü bir kavramdır. Siyasi çıkarlar uğruna feda edilecek bir yer değildir Ayvalık. Çalışmaların başlaması için geç bile kalındı. Geçen yıl olan yol çalışması epey bir turist  kaybettirdi zaten. Bu gibi durumların sezon başlamadan çok evvel bitirilmesi hem yerli halk hem de turist için daha iyi olacaktır.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.