BİR ZAMANLAR İNSAN EKSEK YETİŞECEK KADAR VERİMLİYDİ BU TOPRAKLAR « 10Balikesir

28 Kasım 2020 - 16:49

BİR ZAMANLAR İNSAN EKSEK YETİŞECEK KADAR VERİMLİYDİ BU TOPRAKLAR

BİR ZAMANLAR İNSAN EKSEK YETİŞECEK KADAR VERİMLİYDİ BU TOPRAKLAR
Son Güncelleme :

07 Aralık 2018 - 11:27

HEP siyaseti, seçimleri, adayları, partileri, dedikoduları, kulisleri, siyasetin çetrefilli işlerini konuşup duruyoruz ya memlekette.

Yok yok, o mevzulara ara vermiyoruz. Bilakis bugünkü mevzu direkt onlarla ilgili zaten.

Ama işin dedikodu, tevatür boyutuyla değil.

Hepimizin iç içe yaşamak zorunda kaldığı çevre sorunları..

..ve çevre gibi çok önemli bir konunun seçim sathı mailinde tırnak ucu kadar bile gündeme gelmeyişine.

Ne partilerin, ne adayların, ne seçim telaşesi yaşayan yerel politikacıların aklının ucundan bile geçmiyordur eminim.

Olsun varsın.

Biz hatırlatalım.

 

***

GEÇEN hafta sonu Ege ve Marmara Belediyeler Birliği’nin (EMARÇEB) meclis toplantısına ve ödül törenine katıldık.

EMARÇEB’in meclis toplantısı rutin.

Sonraki gündem mühimdi.

Gündem: EMARÇEB’in görev alanı olan çevre.

Üye otuz dört belediyenin temsilcileri Edremit Güre’de bir araya geldiler.

Birlik, kendi mücavir alanlarında çevre konulu projeler üretip uygulayan belediyeleri ödüllendirdi.

Ne yapmış belediyeler?

Kimisi, en basitinden atık pilleri toplamış.. Kimisi şehrine bisiklet yolları yapmış.. Kimisi sahil beldesi; insanla denizi tertemiz bir ortamda biraraya getirmeye çalışmış.. Kimisi güneş tarlaları kurmuş.. Kimisi atıklardan enerji üretmeye başlamış.

Çevre düzenlemeleri, yeşil alan çalışmaları falan.

Ürettikleri projeler, o ilçe ve beldelerde yaşayan insanlar için önemli şeyler elbet.

Ama asıl gerçek, EMARÇEB’e üye belediyelerin kendi bölgelerinde yaşadığı çok ciddi çevre sorunları.

***

KAPAKLI VE UZUNKÖPRÜ’DE

ÇEVRE SORUNLARI

EMARÇEB’e üye belediyeler Ege ve Marmara bölgelerinden. Yani ülke sanayisinin en yoğun olduğu bölgeler.

Madenciliğin de çok yaygın yapıldığı iki bölge.

Termik santraller, deniz ve nehirlerde yaşanan kirlilik.. Havanın, suyun, doğanın, insanın, tüm canlıların olumsuz etkilendiği, çevre kirliliğinin ana unsuru sanayi tesisleri.

Tekirdağ’a bağlı Kapaklı ilçesi var, bilirsiniz.

Ben hiç gitmedim.

Edremit’teki toplantıda Kapaklı Belediye Başkanı İrfan Mandalı özetle anlattı ilçesinde yaşanan sorunları.

Trakya’da küçücük bir köyken.. İstanbul ve çevresinden kopup gelen fabrikalarla yıllar içerisinde sanayi bölgesine dönüşen bir ilçe Kapaklı.

“Atıklarıyla birlikte geldiler” diyen Başkan Mandalı.

Sonra bir termik santral projesi.. “Direndik ama başaramadık” diye boyun büküyor.

Bu yüzden binlerce dekarlık orman sahasının tahrip olacağını düşünüyor.

Seksenli yıllara kadar küçük bir köyken, sonra yüz bini aşan nüfusuyla bir sanayi şehrine dönüşen Kapaklı’da yaşanan çevre sorunlarının üstesinden gelmek zor artık.

 

***

 

“İSTANBUL’UN ARKA SAHÇESİ”

BİR başka ilçe, Edirne – Uzunköprü.

Belediye Başkanı Enis İşbilen, Trakya’da sanayileşmenin getirdiği yoğun çevre kirliliğine dikkat çekiyor.

Bölgenin can damarı Ergene Nehri’nin sanayi atıkları yüzünden kanalizasyon nehrine dönüştüğünü söylüyor.

“Bu topraklar insan eksen çıkacak kadar verimliydi bir zamanlar…”

Böyle diyor Başkan İşbilen.

Masmavi akan Ergene, sanayi atıkları yüzünden siyah akıyormuş artık. Koku dayanılmazmış…

Çok dikkat çekici bir cümle kurdu Enis İşbilen:

“Bölgemiz, İstanbul’un arka bahçesi yapıldı…”

 

***

 

“ATIKLARIYLA BİRLİKTE GELDİLER”

BALIKESİR’in de yavaş yavaş İstanbul’un, daha doğrusu Kuzey Marmara’nın arka bahçesine dönüştürülmek istendiğini çok sık yazıyoruz.

O bölgede artık istenmeyen sanayi tesislerini bu bölgeye kaydırmak için çabaladıklarını da biliyoruz.

Tekirdağ, Edirne tarafları da dolunca, gözler Güney Marmara’ya çevrildi.

Kapaklı Belediye Başkanı Mandalı ne diyordu:

“Atıklarıyla birlikte geldiler…”

Güney Marmara’ya da aynı şeyi yapacaklar.

Liman kenti Bandırma asıl hedef.

Balıkesir merkezi, “ne olursan ol gel” formunda davetiye çıkarıyor sanayi tesislerine.

Balıkesir ve Çanakkale bölgesi zaten madencilerin gözünü kamaştırıyor.

Kazdağları gibi korunup yaşatılması gereken en önemli doğal değer, maden sahalarının faaliyetleri yüzünden yavaş yavaş yok oluyor.

Geleceğe çorak, zehirlenmiş, ağaç varlığını büyük ölçüde kaybetmiş, doğal güzellikleri kurumuş bir Kazdağı bırakacağız bu gidişle.

 

***

 

BALYA’DAKİ ARAZİ ALIMLARININ

SIRRI NE OLA Kİ?

TOPLANTIDA, Balya’nın çevre sorunları da gündeme gelir, milyonlarca ton maden atığının akıbeti konuşulur, atıklar ve bölgedeki maden faaliyetleri nedeniyle olumsuz koşullarla karşı karşıya olan ilçe halkının durumu dile getirilir diye bekledik.

Balya Belediyesi de EMARÇEB üyesi sonuçta.

Belediye Başkanı Osman Kılıç da oradaydı.

Tekirdağ’dan, Edirne’den, Trakya’daki çevre kirliliklerinden bahis açılınca..

Balya Belediye Başkanı Osman Kılıç da bir şeyler söyler, derdini anlatır dedik; hiçbir şey söylemedi.

Dinledi, dinledi, dinledi…

Sonra mikrofonu alıp, salondakileri selamladı; o kadar.

Ödül töreni başlamadan salondan ayrıldı, gitti.

Şöyle bir soru gündeme gelebilir miydi acaba:

“Dışarıdan gelip Balya bölgesinde çok büyük araziler satın alan insanlar var. Balya kırsalında konumuna, yerine, özelliğine bakmadan, hâttâ hiç görmeden dönüm dönüm, hektar hektar arazi alanlar var.. Bunlar neyin hesabını yapıyor?”

Soruyu açalım…

Çanakkale’yi İzmir’e bağlayan büyük otoyolun Balya’ya yakın geçmesi, bölgeyi yeni bir cazibe merkezi yapar diye düşünüyoruz ama..

Kuzey Marmara’da çöpünü, cürufunu, atığını depolayacak yer bulamayan sanayi tesislerinin yeni çöp sahası olabilir mi bizim Balya?

Zehirli maden atıklarıyla her zaman gündemde olan Balya, acaba yeniden büyük bir atık merkezine mi dönüştürülmek isteniyor?

Hesap kitap bu mu?

 

***

BAŞKAN ADAYLARI İÇİN

ÇEVRE KAÇINCI SIRADA?

SEÇİM sürecinde başkan adaylarından yığınla vaad duyacaksınız.

Projeler havada uçuşacak.

Kimisi kulağa hoş gelecek, kimisi ütopik.

Çevreyi gündeme getirirler mi?

Çevre sorunlarının çözümünden söz ederler mi?

Ya bahsetmezler, ya da bir iki sloganla idare ederler.

Çünkü öncelik iş, aş, ekmek.

Çevre karın doyurmuyor!

Ama yok olan çevre yüzünden yakın gelecekte aç, susuz kalabiliriz.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.