BİZ SENİN BİLDİĞİN GAZETECİLERDEN DEĞİLİZ HASAN BEY… « 10Balikesir

29 Kasım 2020 - 18:48

BİZ SENİN BİLDİĞİN GAZETECİLERDEN DEĞİLİZ HASAN BEY…

BİZ SENİN BİLDİĞİN GAZETECİLERDEN DEĞİLİZ HASAN BEY…
Son Güncelleme :

06 Ağustos 2018 - 17:59

Ş. TARIK SÜRMELİOĞLU

ALTIEYLÜL Belediye Başkanı Hasan Avcı’nın bir icraat girişimini eleştirmiştik geçen hafta.

Neydi konu?

Altıeylül Belediyesi’nin Suriye’deki mülteci kamplarına çocuk oyun bahçeleri ve yeşil alan yapma isteğiydi.

Afrin ve İdlib’deki mülteci kamplarına oyun parkları yapma isteği, ilk başta AK Parti Grubu’nun tepkisine neden oldu. Bu konu zaten sonraki Meclis oturumlarında görüşülmek üzere rafa kaldırıldı.

Bir de, aynı Meclis oturumunda bir başka gündem maddesi yer alıyordu.

Neydi o?

Altıeylül Belediyesi’ne ait ALTAŞ ve Sedefne Termal şirketlerinin finansal ihtiyaçlarının karşılanması için 8.9 milyon liralık kredi kullanılmasıyla ilgili Başkan’a yetki verilmesi.

Hayli büyük bir para.. 8 milyon 931 bin lira!

Demek ki bu iki Belediye iştirakinde büyük finansal sıkıntı var.

..ve krediye ihtiyaç duyuluyor.

Belediye’nin kasasında para yok. Şirketler krediye muhtaç.

Bizim Belediye, Suriye’ye oyun parkları ve yeşil alanlar yapmayı planlıyor.

Ne dedik?

“Ayranı yok içmeye…”

Haklı mıydık, haklıydık.

 

***

BU yayınla ilgili Altıeylül Belediyesi’nden herhangi bir açıklama gelmedi.

Başkan Hasan Avcı veya Başkan Yardımcılarından biri arayıp, “bu konu sizin yazdığınız gibi değil” demedi.

Belediye’nin Basın Müdürlüğü var bir de.

Oradan da, bu yayınla ilgili bir mesaj gelmedi.

Zaten Altıeylül’ün bir basın birimi var mı yok mu belli değil.

Peki nasıl bir tepki verildi Belediye’den?

“Bu gazeteyi bir daha Belediye’ye göndermeyin…”

 

***

ÇOK klasik, herkesin bildiği ve milyon kere denenmiş bir yöntemdir bu.

Geride kalan yıllarda örneklerini çok gördük.

Eleştiriye karşılık, abonelik iptaliyle cezalandırıyorlar güya.

Canınız sağ olsun.

Ama bir Belediye’nin ve bir Belediye Başkanı’nın göstermesi gereken tepki bu olamaz.

Olmamalı.

Rencide eden, hakaret içeren, ağır bir dil kullanılmış mı yayında?

Hayır.

Yazılanlar yalan mı?

Hayır.

Bir Altıeylül sakini olarak, benim Belediyemin böyle bir işe kalkışmasını eleştirme hakkım var mı?

Var.

Bir gazeteci olarak, benim ilçemde yapılması gereken yığınla iş dururken popülist bir politikayla Suriye’ye oyun parkı yapma girişimini elbette eleştiririz.

Muhatap kurumun yapması gereken nedir?

Konuya açıklık getirmek.. Doğrusunu yanlışını kamuoyuna anlatmak.. Neden, niçin böyle bir icraat düşünüldüğünü açıklamak.

Muhatap kurum ne yapıyor?

“Bir daha gazete göndermeyin…”

 

***

TATLI tatlı yazarken iyi.. Yolladıkları basın bültenlerini sayfalara serpiştirirken iyi..

Ağızlarından çıkan her sözü habere dönüştürüp bir anlamda bedavadan propagandalarını yaparken iyi..

Eleştirirsen kötü!

 

***

BUGÜNE kadar etkin bir  icraatını görmediğimiz, başındaki arkadaşla herhangi bir diyaloğa girmediğimiz Altıeylül Basın Müdürlüğü’nden arıyorlar..

Arayan kişi Dilaver Bey’miş.. Basın Müdürü.

“Gazetenizi Belediye’ye göndermeyin, almayacağız” diyor.

“Neden” diye sormuyoruz.

“Tamam, göndermeyelim” diyoruz sadece.

Nedeni malum çünkü.

Hasan Avcı bu habere çok kızdı!

Eh, biz de Altıeylül sakini bir gazeteci olarak Hasan Avcı’nın bu girişimine kızdık.

 

***

MUHTEMELEN şöyle düşünüyor Hasan Avcı:

“Bu gazete bize giydirdiğine göre mutlaka birileri yazdırmıştır…”

Giydirme yok tabi, eleştiri var.

Siyaset öyle bir hale geldi ki Balıkesir’de..

Bir adım öne geçmek, rakiplerini alt etmek için bel altı vuruşların milyon tane örneği var.

Birileri, birilerini gözden düşürmek için medyayı fena halde kullanıyor.

Hasan Avcı da bu yayının o formatta olduğunu düşünüyor.

Bizde format öyle değil.

Biz her yazımızda, her haberimizde, her yayınımızda önce bu şehrin çıkarını düşünürüz.

Doğru bildiğimizi yazarız.

 

***

 

MERAK ediyorum..

Hasan Avcı, her eleştirel yayına böyle mi karşılık veriyor?

Hani bazen kendisini küçük düşüren, hor gören, kenara iten haberler çıkıyor sağda solda.

Ne diyor onlara?

Tepkisi ne oluyor?

Merak işte.

 

 

**************

 

PKK her zaman çocuk katiliydi zaten

 

HAKKARİ Yüksekova’dan acı haber geldi yine.

Astsubay eşini ziyaretten dönen Nurcan Karakaya (25) ve on bir aylık bebeği Mustafa, PKK’lı hainlerin yola döşedikleri patlayıcının infilak etmesi sonucu yaşamlarını yitirdi.

Gencecik bir kadın ve henüz on bir aylık masum bir yavru.

Onlara Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyoruz.

Başka bir şey gelmiyor elimizden.

Fakat şunu biliyoruz:

PKK baştan beri çocuk katiliydi. Binlerce masum insanın kanını akıtan hain terör örgütü için çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek fark etmiyor.

Doksanlı yıllarda eli kanlı teröristlerin katlettiği çocuk görüntüleri hep hafızamızda.

Bu ülkenin huzuru için Hakkari kırsalında terörle mücadelede ön safta yer alan acılı baba, “vatan sağ olsun” diyor.

Vatanın sağlığı, selameti için üstlendiği görevin, sorumluluğun bilinciyle acısını içine gömüyor.

..ve bu ülkede terör bir türlü bitmiyor.

Çünkü arkalarında, Türkiye’ye diz çöktürmek için her türlü yöntemi deneyen terör finansmanları var.

Amerika var, Avrupa var, var oğlu var.

Onların gözünde, bu ülkenin yurttaşlarının hiçbir değeri yok.

Bombalarla bedeni parçalara ayrılan on bir aylık Mustafa’nın hiçbir değeri yok.

Düşman tek değil.

Düşman, her yönden saldırıyor.

Acıması, vicdanı, yüreği yok. Büyük patron saldır diyor, terör örgütü haince saldırıyor.

Beyinleri uyuşturulmuş binlerce terörist, hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir hayalin kurbanı olduklarının ayırdında değil.

Türkiye’nin teröre karşı sergilediği haklı mücadele kimin umurunda?

Terör ve onu besleyenler, “ne kadar can yakarsak o kadar iyi” diyor.

Ortadoğu’ya tümüyle egemen olmak istiyor.

Buna direnen Türkiye’yi terörle boğmaya çalışıyor.

Ne ki, bu ülke Suriye gibi, Irak gibi, Afganistan gibi olmayacak.

Bunu başaramayacaklar.

Bunu biliyorlar.

 

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.