GIDA SEKTÖRÜNDE TUTUNMAK « 10Balikesir

23 Eylül 2021 - 16:57

GIDA SEKTÖRÜNDE TUTUNMAK

GIDA SEKTÖRÜNDE TUTUNMAK
Son Güncelleme :

14 Şubat 2019 - 20:10

Herkes gıda sektörüne girebilir ama herkes kalıcı olamaz. Kalıcı olmak için ortaya farklı şeyler koymak lazım. Yenilikçi olmak lazım. Bizim en büyük eksiğimiz yenilikçi olamamak…

 

SON zamanlarda ticarete atılmak, esnaflık yapmak isteyenlerin büyük bir çoğunluğu yeme içme sektörüne hızlı bir giriş yaptı. Bu durum, şehirlerdeki restoran ve kafeterya sayılarında ciddi bir artışa yol açtı. Şimdi bu mekanlar kendi içinde bir dürü alt dala ayrılıyor. Franchaise dediğimiz, zincir haline gelmiş mekanların şubelerini bulundukları şehirlere entegre edenler ve kendi konseptini yaratıp hayata geçirenler olarak ikiye ayrılıyor.

***

Franchaise mekanlar hali hazırda ismi duyulmuş, halk arasında popüler, reklam gerektirmeyen ve çok fazla uğraşa ihtiyaç olmayan mekanlardır. Konseptler hazır, masalar, sandalyeler hazır, yiyecek içecek menüleri hazır, elemanları hazır yani çok kafa yormuyor. Sıfırdan bir şey yaratmaya, bu konuda uğraş vermeye gerek olmayan mekanlar bunlar. Düşününce gayet mantıklı. İsim hakkı ve francaise bedeli adı altında bir ücret ödeniyor o kadar. Gerisini şirket kendi hallediyor.

***

Bir de sıfırdan mekan oluşturmak isteyenler var. Kendi konseptini, menünü, dekorasyonunu kendin oluşturuyorsun. Daha fazla emek, daha fazla para gerektiriyor. Ülkece, ekonomik olarak zor günlerden geçtiğimiz için, daha az para harcayıp bir işletme açmak insanlara daha mantıklı geliyor elbette. Özellikle ismi duyulmuş mekanlar müşteri portföyü açısından endişe teşkil etmediğinden daha çok tercih ediliyor.

***

Artık restoran ve kafeteryaların sayıları o kadar fazla ki, insan hangisine gideceğini şaşırıyor. Normal şartlarda, yeme içme sektörüne girmek isteyen insanların yaptığı fizibilite çalışmalarında ilk dikkat ettikleri unsur, ‘’şehrin bizim konseptimize ihtiyacı var mıdır?’’ olmalı. Eğer ihtiyaç varsa yatırım yapılır, yoksa farklı konseptler üzerinde çalışmalar yapılmaya devam eder. Öyle bir noktaya geldik ki fizibilite çalışmaları ‘’kaç para kazanırım’’dan ibaret olmaya başladı. Herkes bu sektöre para kazandırdığı için girmek istiyor. Böyle düşünen mekanlar er ya da geç kapanıyor. Şehirlerin, insanların yeniliklere ihtiyacı olduğu gerçeği hep göz ardı ediliyor. Yok cart kahvesi, yok curt kahvesi… Yan yana mekanlar, aynı konseptler, farklı isimler…

***

Sektörü bilmeyen, farklı iş kollarından çıkmış insanlar restoran, kafeterya açmaya başlayınca piyasadaki kalite bir hayli azaldı. Amaç sadece para kazanmak olunca, mekanın vizyonu direkt olarak paraya endeksli hale geliyor.

***

Balıkesir’de adım başı bir kafeterya var. Kimi iyi, kimi kötü ama hepsinin belirli bir müşteri portföyü var. Hala dur durak bilmeden yeni kafeteryalar açılmaya devam ediyor. kimse farklı bir konsept ortaya koymanın peşinde değil. Bu şehrin insanlarının ihtiyaçlarını kimse kulak vermiyor. ‘’Nasıl olsa kafeterya tutar’’ zihniyetiyle herkes bu alana yöneliyor.

***

Restoranların durumu da çok farklı değil. Nereye gitseniz hemen hemen aynı yemekler çıkıyor karşımıza. Zaten restoranların birçoğunun konsepti de yok. Bakıyorsunuz menülere pide, hamburger, pizza, pirzola, döner, kumpir, kokoreç, künefe ne bulurlarsa koymuşlar. Her kesime hitap etmek böyle bir şey değil. menüye iki tane yabancı isimli yemek koyunca da ‘’dünya mutfağı’’ yazıyorlar hemen. Konsept, müşteri memnuniyeti falan umurlarında değil çünkü, tek amaç çok para kazanmak. Her işletme para kazanmak için açılır elbet ama onunda bir adabı, edebi vardır.

***

Tabela – konsept uyuşmazlığı da çok maalesef bizde. Tabelalarda ‘brasserie’, ‘trattoria’, ‘patisserie’ yazıyor ama menülerde her türden yemek var. ‘’Yeter ki isim etkileyici olsun, kültürü falan önemli değil’’ kafasından çıkmak gerek. İnsanların kültür düzeyini belirleyen önemli unsurlardan biri, o bölgedeki yeme alışkanlıklarıdır. Abartı sunumlara, kalabalık menülere gerek yok, sadelik en güzeli. Belli bir konsept çerçevesinde, belirli bir kitleye hitap etmek daha kolaydır.

***

Yeni yapılacak restoran girişimlerinin bir çoğu da siyasi engellere takılıyor. Harika bir konsept belirlemişsin, şehirde fark yaratacak, daha önce yapılmamış bir mekan olacak alkol ruhsatı alamıyorsun. İlla içki içilsin derdinde değiliz elbette ama sonuçta içki içen insanlar için böyle mekanlara ihtiyaç var. Sanayimiz gelişiyor, şehrimiz gelişiyor. Yurt içinden, yurt dışından birçok insan geliyor. Bu insanların ağırlanabileceği, şehrimizin insanının kendini şımartabileceği mekanlara ihtiyaç var burada. Bu işi bilen, bu işten anlayan insanların, bu yöndeki girişimleri sonuçsuz kaldığı takdirde şehrimizin gelişimi yavaşlayacak.

***

Sonu gelmeyecek, her daim varlığını sürdürecek, her zaman gelişebilecek bir sektör. Herkes gıda sektörüne girebilir ama herkes kalıcı olamaz. Kalıcı olmak için ortaya farklı şeyler koymak lazım. Yenilikçi olmak lazım. Bizim en büyük eksiğimiz yenilikçi olamamak…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.