KANUNLARIN ARKASINDAN DOLANMAYA GEREK YOK İSTİFA EDİYORUM « 10Balikesir

28 Kasım 2020 - 13:52

KANUNLARIN ARKASINDAN DOLANMAYA GEREK YOK İSTİFA EDİYORUM

KANUNLARIN ARKASINDAN DOLANMAYA GEREK YOK İSTİFA EDİYORUM
Son Güncelleme :

14 Ocak 2019 - 12:35

“MANEN, MADDEN VE VİCDANEN DOĞRU BULMUYORUM” DEDİ, TBMM KATİP ÜYELİĞİ GÖREVİNDEN İSTİFA ETTİ

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İsmail Ok,  TBMM Katip Üyeliği görevinden istifa etti. Binali Yıldırım’ın İstanbul Büyükşehir Adaylığı sürecinde TBMM Başkanlığı’ndan istifa etmemesini doğru bulmadığını söyleyen İsmail Ok, “topu dolandırmaya gerek yok, kanunların arkasından dolanmaya gerek yok, ben bu süreçte katiplik görevinin bana verdiği olanakları kullanamam, vicdanen rahatsız olurum, manen, madden, vicdanen bunu doğru bulmuyorum”dedi.

İSMAİL OK’a, Ahmet Akın için sarfettiği “sokağa çıkamaz hale gelirsin” sözleri hatırlatıldı. Ok, cümlelerin arasından kelimelerin cımbızla çekildiğini, söylemediği şeylerin söylenmiş gibi trollendiğini kaydetti. Ok, “ne Sayın Ahmet Akın’a, ne de bir başkasına, milletvekili ve eğitimci bir insan olarak seni sokağa çıkarmam diye tehdit etmem söz konusu olamaz. CHP’nin kurumsal kimliğine ve Sayın Akın’a bir saldırım, tehdidim söz konusu değil”şeklinde konuştu.  Ok, TBMM’deki basın toplantısında İYİ Parti ve CHP’nin Büyükşehir adayı olduğunu da belirtti.

 EMEKLİYE YÜZDE 10 VERENLER, HİÇ ÇARŞIYA PAZARA ÇIKIYOR MU?

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili ve Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İsmail Ok, TBMM Katip Üyeliği görevinden istifa etti.  Meclis’te düzenlediği basın toplantısında parlamento muhabirleriyle helalleşen Ok, “bu bir veda değil, helalleşmedir, hepiniz hakkınızı helal edin” dedi.

İsmail Ok, basın toplantısında memur ve emekliye yapılan yüzde 10’luk zammı eleştirdi, “iktidardakilerin çarşıdan pazardan haberi yok”diye konuştu. Enflasyon oranının açıklananın çok üstünde olduğunu da ileri süren İsmail Ok, şunları söyledi:“Ekonomik kriz yüzünden milletimiz zor günler geçiriyor. Yaşanan krizin tek sorumlusu  herkesin malumu olduğu üzere AK Parti iktidarıdır. AK Parti’nin ortaya koyduğu damat – kayınpeder modeli iflas etti. Türkiye’yi aile şirketi gibi yönetme anlayışı ekonomiyi çıkmaza sürüklüyor. Memur ve emekli maaş zamları netleşti. İktidarın talimatıyla TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarından yola çıkarak yüzde 10 zam yaptılar. Gerçek enflasyon yüzde 21’in çok üzerinde. Bugün iktidarda olanların pazardan çarşıdan haberi yok.  İnsanımız ay sonunu getiremiyor. Bu enflasyonu ejder meyvesi yiyenler anlayamaz. Bunu bilmek için eline çantayı alıp çarşıya pazara çıkmak gerekir. Yeni Yılda köprülere yüzde 50 zam yapıyorlar, emekliye, memura yüzde 10 veriyorlar. Bunun neresinde vicdan var, adalet var. Bunun yorumunu aziz milletimize bırakıyorum.”

ÜLKENİN GELECEĞİ İPOTEK ALTINA ALINIYOR

Ziraat Bankası’nın asli işlevine aykırı biçimde borç batağındaki kulüpleri kurtarmak için kullanıldığını, cumhuriyetin kazanımlarından biri olan tank palet fabrikasının özelleştirilmesinin ‘milli ve yerli’ anlayışla bağdaşmadığını da kaydeden İsmail şöyle konuştu:“Bir özelleştirme gündemiyle karşı karşıyayız. Türkiye sözde millilikten dem vuranların hamlesiyle karşı karşıya. Ekonomi kötüye gittikçe iktidar ne yapacağını şaşırdı, mirasyedi misali, doksan yılda inşa edilen ne kadar yatırım varsa hepsini satıyorlar. Geçen yıl şeker fabrikaları özelleşti. Buüne de Sakarya Tank Palet Fabrikası özelleşiyor. Cumhuriyetin değerlerine en büyük hakaretleri yapanlar büyük yokluklar içinde yapılan milli değerleri yabancılara peşkeş çekmekten yüzleri kızarmıyor. Bu farikanın temeli 1960’larda atıldı. Şimdi elden çıkarmaya çalışıyorlar. Savunma sanayinin en önemli unsurlarından olan tank palet fabrikasını satmak hangi milli ve yerli duruşla izah edilir? Türk Telekom’un özelleştirilmesinde yaşananlardan hiç mi ders çıkarmadınız? Kefil olduklarınız gözünüzün içine baka baka Telekom’un içini boşalttılar, soyup kaçtılar. Şimdi de böyle savunma sanayi için önemli bir kuruluşu, milli bir değeri peşkeş çekiyorlar. Bu iktidar niç bir konuda bizi şaşırtmıyor. İstikrarlı şekilde ülkenin altını oyuyor. Ülkenin geleceği ipotek altına alınıyor.

 ŞİMDİ DE ZİRAAT BANKASI’NIN İÇİNİ BOŞALTIYORLAR

Ziraat Bankası denince çiftçi akla gelir. Bizler Ziraat Bankası’nın spor kulüplerine yardım etmesinden, sıkıntıda olan vatandaşa borç vermesinden rahatsız değiliz. Ancak çiftçi iflas etmişken, tarlasını ekemez haldeyken, traktörüne koyacak mazot için para bulamazken, hayvanlarını elden çıkarmak zorunda kalırken, Ziraat Bankası köylünün yanında değil. 31 Mart’a endeksli şekilde birilerine peşkeş çekilmesini şiddetle kınıyoruz. Sarayın el uzatmadığı yer kalmadı, şimdi de Ziraat’in içini boşaltıyorlar.”

SEÇİM SİYASİ FAALİYET DEĞİLSE NEDİR? BİNALİ BEY ŞAKA YAPTI HERHALDE

İsmail Ok, ekonomi gündemine ilişkin eleştirilerinin ardından TBMM Katip Üyeliği görevinden istifa gerekçesini açıkladı. Basın toplantısını izleyen gazetecilere “bu bir veda değil, helalleşme” diye seslenen Ok, MHP ile başlayan Meclis yolculuğunun İYİ Parti ile devam ettiğini de hatırlattı. Ok şöyle konuştu:“Şu anda İYİ Parti Milletvekili ve hem İYİ Parti’nin hem CHP’nin Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak karşınızdayım. Hiç şüphem yok ki 31 Mart’ta Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı seçileceğim. Dünya küçük, Türkiye küçük, biz büyüklerimizden böyle gördük, eğer bu görev sırasında farkında olmadan incittiysek hakkınızı helal edin. Paylaşmak istediğim bir konu var. TBMM Katip Üyeliği görevinde bulunmaktayım. Katip üyeliğim dolayısıyla sahip olduğum maddi ve manevi imkanları kullanarak yerel seçim yarışına katılmayı vicdani ve etik değerler açısından doğru bulmuyorum. Bunun için Katip Üyeliği görevimden istifa ediyorum. Bunu sizler arıcılığıyla duyurmuş olayım. Bu kararımı Genel Başkanıma da ifade ettim. Bizde adap erkan vardır, kanunda ne yazarsa yazsın. Ben Anadolu çocuğuyum. Biz elleri nasırlı bir köylü ailenin çocuğuyuz. Devletin okullarında yatılı okuduk. Bu devlete borcumuz var. Şimdi kanun ne derse desin, benim vicdanım buna razı gelmiyor. Bu kadar basit. Kanunların arkasından dolanmaya gerek yok. Binali Yıldırım Bey bu ülkenin değeridir, ancak bu konudaki görüşlerine zerre kadar katılmıyorum. Adaylık sürecinde devletin imkanlarını kullanmayı doğru bulmuyorum. Topu dolandırmaya gerek yok, vicdanım buna razı gelmiyor. Madden, manen, vicdanen doğru bulmuyorum. Polemiğe girmek istemem.  Binali Bey’in ‘seçim siyasi faaliyet değildir’ sözlerini ise şaka olarak kabul ediyorum. Seçim siyasi faaliyet değilse nedir peki? Şaka olarak söyledi herhalde.”

AHMET AKIN’A ‘SENİ SOKAĞA ÇIKARMAM’ DEMEDİM…

İsmail Ok, basın toplantısının son bölümünde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kendisiyle ilgili bir gazete haberi sonrasında Ahmet Akın için ‘sokağa çıkamazsın’ dediği hatırlatılan İsmail Ok, sarfettiği cümlelerin içinden sözcüklerin cımbızla çekilip trollendiğini belirterek, “asla böyle bir şey söylemedim” dedi. Ok, o soruya şöyle yanıt verdi: “CHP’nin Büyükşehir adayının geri çekilmesiyle nedeniyle bir tepki oluştu. Bunu da son derece olağan karşılıyorum. Biz demokrasiyi savunuyoruz. Ben geri çekilmiş olsaydım bizim partimizden de bir tepki olacaktı. Balıkesir’de yerel basınla yaptığım bir toplantıda söylemediğim şeyler söylenmiş gibi trollendi. Neymiş, ben CHP’ye saldırmışım. CHP Büyükşehir Adayı Ahmet Akın’ı sokağa çıkarmam diye tehdit etmişim. Bunlar külliyen yalan. Cümlenin içinden kelimeleri cımbızlarsanız, buradan maksadın dışında bir kamuoyu algısı oluşturabilirsiniz. Yaptığım açıklamalar kayıtlarda, arşivlerde var. Ne Sayın Ahmet Akın’a ne de bir başkasına eğitimci ve milletvekili olarak ‘seni sokağa çıkarmam’ diye bir tehdidim söz konusu olamaz. CHP’nin kurumsal kimliğine ve Sayın Akın’a karşı böyle bir ifadem olamaz. Böyle bir şey söylesem, kamuoyundan özür dilemesini de bilirim. CHP 2009’da ve 2014 yerel seçimlerinde şahsıma en büyük desteği veren partidir. 2009’da Balıkesir Belediye Başkanı olmamda, 2014’de sandıktan ikinci sırada çıkmamda en büyük desteği verdiler. Teşkilatım da bu oyunlara gelmez, CHP de bu oyunlara gelmez.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.