ŞİMDİ HERKES BİZİ TANIDI MI? « 10Balikesir

15 Temmuz 2024 - 07:41

ŞİMDİ HERKES BİZİ TANIDI MI?

ŞİMDİ HERKES BİZİ TANIDI MI?
Son Güncelleme :

16 Şubat 2022 - 15:14

AHMET SERT

 

Tabi ki sorunun cevabının “hayır” olduğunun farkındayım.

Bazıları da farkında mıdır acaba diye bir sorayım dedim.

Bir haftadır memleket İstanbul’a Emitt 2022 fuarına taşındı.

Emitt rüzgârı esti birkaç gündür efil efil…

Yerel medyada atılan başlıklar, ulusal basında çıkan haberler, ulusal televizyonlara verilen mülakatlar…

Biliyorsunuz bizim belediyecilerin en iyi yaptıkları işlerden biri “abartmak, sündürmek”

Bir haftadır Emitt aşağı Emitt yukarı…

Tabi kendilerine sorsanız alacağınız cevap şu:

“Memleketi öyle bir tanıttık ki…”

O derece yani…

“Hatta en etkin tanıtım ödülünü bile bize verdiler.”

“İyi o zaman sorun yok” deyip kenara çekilmek de var ama işin önünü ardını biz de yazmasak ne yazık ki birkaç kişinin haricinde soran sorgulayan da olmayacak.

“Ne var kardeşim bunda; siz de her şeyi eleştiriyorsunuz, hiçbir şeyi beğenmiyorsunuz.” Demeyin hemen, durun bir dinleyin hele…

Tanıtımın kötü bir tarafı yok elbet…

Memleketini tanıtmanın neresi kötü olabilir ki…

Hatta yıllardır ulaşabildiğimiz her yerden “kardeşim şu bizim memleketin en önemli eksikliklerinden biri kendimizi tanıtamamamız, anlatamayışımız; gelin artık şu tanıtım işlerine biraz ağırlık verelim, bu konuda çalışalım.” Demişken bunu demek abes olur elbet…

Yani kastettiğim bu etkinlikte yaptıklarımız doğru muydu? Söylenildiği kadar, hatta ödül getirecek kadar “etkin miydi?” tanıtımımız, onu sormak…

Eğer bu soruya verilecek cevap “evetse” yine maalesef bir şeyleri yanlış yapıyoruz demektir.

Şu “50 peynirli şehir” muhabbetine “fena takıntılı” durumdayım, itiraf ediyorum.

50 değil yüzlerce peynirimiz olsun, mesele o değil…

Bakın Ezine tek peyniriyle dünyayı sallıyor; Kars iki üç çeşit peyniriyle destan yazıyor; Van otlu peyniriyle ortalığı kırıp geçiriyor.

Mesele çoğu konuda olduğu gibi nicelikten ziyade nitelikte…

Naçizane bendenizde de bu elli çeşit peyniri bilen gören kaç kişi vardır memlekette sorusunun cevabı büyük bir merak konularından birisidir.

Sorulduğuna biraz zorlamayla “Mihaliç, “Kelle Peynirinden” ötesini cevaplayabilenler büyük bir övgüyü hak ediyorlar benim nazarımda…

Gerçi en çok bu “50 peynirli şehir” olayını gündemimize sokan iki hanımefendi memnundur muhtemelen bu gidişattan…

Rahmetli Edip Uğur’a en çok hayır duayı edenlerden olmalı bu hanımefendiler…

İşin maddi boyutu da var elbet ama hadi ben insaflı olup aldıkları dünya çapındaki ödülün manevi hazzından, kendilerine getirdiği tanınırlıktan, bilinirlikten bahisle yumuşak gideyim.

Baksanıza şimdi de “zeytine” el attılar; yakında sıra “Höşmerimin bilmem kaç türünü anlatan kitaba” gelecek gibi duruyor.

Tabi bu tip büyük fuarlara ödenen paralar; katılımcı personelin ulaşım, konaklama giderleri, lojistik harcamalar, stant kiraları, ikramlar derken yüz binleri, milyonları bulmuştur ama biz olayın yine de götürü tarafına değil de getiri tarafına bakalım.

Önemli olan fayda/maliyet analizinin sonucunun artıda olması…

Bana sorarsanız hala memleketimizi “tam anlamıyla ve doğru” şekilde tanıtamıyoruz ama “bu işi çok iyi ve en doğru bildiğini iddia eden belediyecilerimiz” varken ne desek boş…

En tehlikeli insan türlerinden biri “ bilmediğini bilmeyen ve uyarılara kapalı” olanlardır.

Yazacak çok şey var ama hem daha önceki yazılarımızda bunları kısmen yazdık hem de ayrı yazı konusu olacak boyutta ve büyüklükte bu konular…

Bu fuarlarda neden yapılmadığını anlamadığım ve devamlı her yerde dillendirdiğim bir konuyla bitireyim bu faslı…

Balıkesir neresi?

İl geneliyse öncelikle turistik yazlık ilçelerimiz olmak üzere Havran gibi küçük ilçelerimiz bile neden stant açar.

Balıkesir “ilin genel adı” olmakla birlikte “Karesi ve Altıeylül’den ibaret merkez ilçelerse” neden şehrin üçte birinin yaşadığı bu iki ilçemiz stant açmazlar.

Büyükşehir bir nevi merkezin belediyesiyle o zaman merkez ve çevresini daha çok tanıtması gerekmez mi?

Şehrin merkezini ve çevresini tanıtmadıkça, vurgulamadıkça, gelinir/görülür kılmadıkça bu tanıtım işleri amacına ulaşamaz, başarılı sayılamaz.

Eskisi gibi iki ay süren deniz, kum, güneş turizmi sarmalında patinaj çeker durur bu şehir…

Biz doğrusunu yazalım da pas bizden çıkmış olsun.

Şimdi de madalyonun diğer tarafına bir bakalım…

Hadi memleketi o kadar etkin tanıttınız ki bahar aylarından itibaren şehre turist yağdı diyelim.

Şehrin merkezinde yapılan “on numara, uluslararası uçuşlara bile uygun, sıfır havalimanı” tam iki yıldır “yatıyor”

Neymiş; “havayolu şirketleri tercih etmiyormuş.”

Çok iyi çalışabilecek havalimanı öylece atıl bekliyor.

İyi de “Sındırgı’ya” turist çekeceksiniz madem merkez havalimanına inen yolcuları Sındırgı’ya buradan transfer ediverseniz ya…

Akıl alır gibi değil ama merkezden ve diğer ilçelerden “Körfez havalimanına” seferlerle yolcu taşıyorlar.

Onu yapacağına dibindeki Kepsut’tan, İvrindi’den, Balya’dan, Susurluk’tan Merkez Havalimanına neden yolcu taşımayı düşünmezsin.

“Yok artık; abartıyorsun, saçmalıyorsun sen de” diyenler çıkabilir belki ama Karacabey’den, M. Kemalpaşa’dan bile yolcu taşırsın bu havalimanına…

“İzmir, İstanbul 2 saat, bu havalimanı çalışmaz” diyenler memleketi buralardan ibaret saymaya ve bu sığ zihniyete memleketi teslim etmekten başka da bir şey yapmıyorlar.

İstanbul’a ve Ankara’ya Balıkesir’den Yüksek Hızlı Tren hattı inşa edin; sizden daha çok karşı çıkayım merkez havalimanına…

En az 15-20 sene…

Etkin tanıttınız ya memleketimizi; hadi turisti de getirdiniz “Balıkesir’e…”

Neyi göstereceksiniz, neyi tanıtacaksınız.

Youtube’da binlerce şehir tanıtımı, gezisi videosu var; onları da mı seyretmezsiniz.

Özellikle yabancı turist öncelikle o şehrin otantik, eski merkezine, çarşısına gider.

Şehrimize gelse Yeni Çarşıdaki kapalı kuyumcu dükkânlarını mı görecek.

O “50 çeşit peyniri” nerede görecek, tadacak.”

Nerede “eski merkeziniz; oldcity’niz…”

Einstein abimizin “Aynı şeyi tekrar tekrar yapmak ve farklı sonuçlar beklemek deliliktir.” Sözünü de mi duymadınız.

Neyse Emitt 2022 bazıları için bir İstanbul turu yapmak ve ikramla karın doyurmak, eşantiyon toplamak için eşsiz bir fıtrsat oldu yine…Tanıtım bahane, Emitt şahane…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.