EN KALİTELİ ZEYTİN SAÇAKLARDA OLAN ZEYTİNDİR « 10Balikesir

26 Mayıs 2022 - 21:02

EN KALİTELİ ZEYTİN SAÇAKLARDA OLAN ZEYTİNDİR

EN KALİTELİ ZEYTİN SAÇAKLARDA OLAN ZEYTİNDİR
Son Güncelleme :

19 Ocak 2022 - 12:24

ALİ YILMAZ DİKER

Edremit Ziraat Odası Başkanı

 

Atatürk Cumhuriyeti kurduğunun hemen sonrasında ülkenin kalkınmasında ve Türk insanının refaha ulaşmasında ancak tarımda yapılacak yenilik ve atılımlarla olacağını bildiği için Anadolu’nun bir çok yerinde yöreye ait tarmsal üretimler ve hayvancılığın gelişimini sağlayacak bir çok projeye imza atarken zeytine de vermiş olduğu önemden dolayıda 1929 yılında “Yalova Millet Çiftliğini ziyaretinde yörenin tek geçim kaynağı olan zeytin ağaçlarının verimden düşmüş olduğunu gördükten sonra, zeytin ağaçlarının verimli hale getirilmesi ve zeytinciliğin geliştirilmesi için talimat verir. Bunun üzerine çiftlikte zeytin ağaçları budama, gübreleme, sulama gibi kültürel tedbirlerin uygulanması sonrası zeytin ağaçları verimli hale getirilir.

 

Sonrasında ise Atatürk’ün emriyle İtalya’dan getirilen teknik elemanlar Bursa ve yöresindeki köylerde kurslar açarak zeytin üreticilerini bilgilendirirler. 1931 yılında dört ziraat mühendisi 3 yıl süreyle İtalya’ya eğitime gönderirler ve 1934 yılında Türkiye’ye dönerek budama kursları düzenlerler.

 

  1. Ocak. 1938’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılatılması Hakkındaki Kanun” ile devlet ormanları ve boş arazilerde bulunan deliceler belirlenerek ücretsiz olarak dağıtılarak aşılandı. Bu zeytinlikleri kuran kişiler zeytinliklerinin bakımlarını ve budamalarını yapmaları için yaptırımlar uygulandı. Bu yasaya bağlı olarak çıkan yönetmenliğe göre zeytincilik fen memurlarının belirleyeceği tarihte hasada başlayacağı elle toplama olanağı olan zeytinliklerde sırıkla silkimin engellenmesi, eğitim görmüş usta budayıcıların budama yapması yer almaktadır.

 

1934 yılında kurulan “Bölge Zeytincilik Uzmanlığı” 1950 yılında kaldırıldı. Zeytincilik yasası ve yönetmenliği uygulanmaya başlandı. 1950-1960 yılları arası zeytinciliğe olan ilgi azaldı. Bu yıllar arasında zeytin ve zeytinyağı ekonomik değerini yitirdi. Deniz kenarındaki zeytin ağaçları kesilip yerlerine yazlık konutlar yapılması için şehirler birbiriyle adeta yarışa başladılar. 2000 yıllardan itibaren zeytinciliğin önemi tüm dünyada ön plana çıkarken ülkemizde de önemi tekrar artmaya başladı ve ülke olarak zeytinciliğe önemseyerek ekimi yasaklanan veya ekilmeyen ürünlerden boşalan arazilere devlet Tarım Bakanlığı tarafından ciddi destekler (dk.’a 250.-TL.) ve diğer kamu kurumları da fidan destekleri vererek ülkede zeytin ağacı sayısında ciddi artışlar sağlandı. Ancak burada zeytin ürünün kalitesinin yapılması gereken bir başka konuda destek gerekiyordu. Bu da geçmişte olduğu gibi yaşlı ağaçların gençleştirme budaması gerekiyordu.

 

 

YAŞLI ZEYTİN AĞAÇLARININ REHABİLATASYONU…

Yeni zeytin fidanı dikilmesi ve dekara daha fazla ağaç ekilmesi ve genç ağaçların daha fazla verim vermesi sebebiyle yıllar geçtikçe üretim miktarlarında artışlar başlanmıştı. Ancak eski ağaçlarımızın dekardaki ağaç sayısının azlığı ve ağaçların dallarının yüksekliği hem kaliteli ürün alımını engellediği gibi hasat üretim maliyetlerini arttırıyordu.

Bu amaçla yaşlı ağaçların gençleştirme rehabilitasyonu gerekiyordu. Bu yapılırsa ağaçların kalınlaşsan ve verimden düşen kart dalları çıkarılmak suretiyle hem zeytin ve zeytinyağı kalitesi artacak, hem de toplama maliyetlerinde önemli azalma sağlanacaktı. Bununla ilgili 2011 yıllarında Tarım Bakanlığına bir proje ile Edremit Ziraar Odası olarak ta içinde olduğumuz ve Körfez bölgesinde on milyon zeytin ağacının gençleştirmesini ilgilendiren UZZK’nin projesini desteklemiştik. Çeşitli platformlarda bunu yıllarca dile getirdik ve yaşlı zeytin ağaçlarının rehabilite döneminde ürün kayıpları olacağından zeytin üreticisinden kayıpları devlet tarafından gençleştirme projesindeki gibi dekara en 250.- TL’’a destek verilmesi gerekiyordu. Tarım Bakanlığı uzun yıllar bu projeye uzun yıllar soğuk baktı. Ta ki 2016 yılındaki Tarım Bakanı bu projenin doğruluğunu kabul ederek uygulanması yönünde adım atarak yaşlı zeytin ağaçlarında ve 5 dekar üzerine “Gençleştirme Budaması”nı uygulamaya aldı. Ancak bu miktar dekara 100.- TL’a olarak belirlemişti. Bu rakam azdı ve kabul edilebilir gibi değildi ama yinede uygulanması sevindirici ve ileride arttırılabilir umutları vardı. Maalesef 2016 yılından beri dekara 100.- TL’a olarak uygulanan bu rakam nedense bakanlık yetkilileri tarafında bir daha dikkate alınmadı ve o yıldan bu yıla kadar her türlü işçi ücretleri ve budama aletleri fiyatları artsa da destek miktarı rakamı hep aynı kaldı. Nasıl diğer destekler yetersizse budama destekleri de yetersiz kaldı ve ülke zeytinciliğimiz yine 1950-1960 yıllarında olduğu gibi durağan dönemine girdi. O yıllarda olduğu gibi yine zeytinlik alanlarımızı zaten çeşitli sebeplerle kaybettiğimiz gibi kaybetmeyi durdurmak için “GENÇLEŞTİRME BUDAMA DESTEĞİ” miktarının mutlaka günün ekonomik şartlarına göre Tarım Bakanlığınca revize edilmesi bölge zeytinciliğine ve ülkemize ekonomik değerleri artarak devam edecektir.

 

Unutulmamalıdır ki en güzel ve kaliteli zeytin saçaklarda olan zeytindir.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.