AHMET KOT KÜTÜPHANESİ! « 10Balikesir

18 Eylül 2021 - 11:01

AHMET KOT KÜTÜPHANESİ!

AHMET KOT KÜTÜPHANESİ!
Son Güncelleme :

09 Nisan 2021 - 13:46

107 views

 

HAFTADA BİR / Ş. TARIK SÜRMELİOĞLU

 

BUNDAN iki üç hafta önce, kısıtlama saatleri..

Bir Pazar günü öğle sonrası.

Malum, bize kısıtlama yok. Basına serbest.

Ama harbiden çalışıyoruz yani; basın kartını polise gösterip “geç” işaretini aldıktan sonra gezip tozmuyoruz.. İşimizin peşindeyiz.

Dedik ki, “Çamlık’a çıkalım, bittiği halde bir türlü açılamayan rekreasyon alanını dünya gözüyle görelim.”

Çamlık’a giriş yasak biliyorsunuz. Açılmadığı için içeriye kimse alınmıyor. Kapıda güvenlik var:

“Yassak hemşerim…”

 

***

“BİZ gazeteciyiz, şöyle bir bakıp çıkacağız” dedik.

Önce “olmaz” dedi güvenlikçiler.

Devletin İletişim Başkanlığı turkuaz renkli sarı basın kartı vermiş bize; nasıl olmazmış?

Hem o kartı alana kadar göbeğimiz çatladı.. Gazetenin çaycısı üç günde kart sahibi olurken, on küsur sene bekledik!

“Aha da sarı kart sana…”

“Ön yüzünde T.C. Cumhurbaşkanlığı yazıyor.. Arkasında Fahrettin Altun’un imzası var; sen neyin kafasını yaşıyorsun?”

Derdik ama, mütevazı insanız; alçak gönüllüyüz, kibirli, burnu havada haller uzaktır bize.. Ustalarımızdan öyle öğrendik.

“Arayıverin amirinizi, bir girip çıkalım” deyiverdik.

Aradılar.. Bir amire ulaştılar.

“Fotoğraf çekmemek şartıyla içeriye girebilirler” talimatı verildi.

İkinci talimat, “takip edin” şeklinde olmalı ki, hep peşimizdeydiler!

 

***

TAM içeri girdik; tesadüf müdür, tevafuk mudur, talimat mıdır bilmeyiz, sevgili dostumuz bir daire başkanı “alo” dedi.. Yerimizi sordu; üç dakikada olay yerindeydi.

Direkt kütüphane binasına götürdü bizi.

Güvenlikçiler kapıyı açtı, o camlı binanın içine girdik.

Çamlık projesi başlayalıberi ilk kez oradayız; fotoğraflardan gördüğümüz manzaradan daha beton bir gerçeklik hakim. Hem öyle beton ki, şevli yerlere dizilen briketlerin çiçek peyzajı bile betona dayanamamış, kurumuş.

Güvenlikçiler, “dondan oldu” dedi ama, bence betonun kasvetinden!

 

***

O beton dokunun üstüne bir de asfalt atmışlar ki, eskinin Yeşil Çamlık’ı gri – siyah arası bir renge bürünmüş.

Yine eskiden, bir tek Atatürk Anıtı’na çıkılan yüksek merdiveni vardı Çamlık’ın. Şimdi her yer merdiven.

Roma’nın pek meşhur İspanyol Merdivenleri halt etsin!

 

***

NEYSE efendim; Kütüphane binasına girdik, içeride dolaşıyoruz.

Her yerde içi kitap dolu karton koliler. Sağa sola istiflenmiş; henüz montajı bitmeyen raflara dizilmeyi bekliyorlar.

Ne çok koli var.

Yapı, öyle mimari şaheser falan değil. Kendi ölçeğinde bir albenisi varsa da, şekil yapacağız diye o kadar çok atıl alan bırakmışlar ki.

Loft dedikleri türden, yüksek galerili bir şey. Zeminden tavana üç kat sığdırıp geniş çalışma ve okuma alanları bırakmak varken, açık galeri yapmışlar. Galeri balkonunu görmek için boynunuzu doksan derece geriye yaslamanız gerekiyor.

 

***

KOLİLERE dönelim.

Zannettik ki, Büyükşehir Belediyesi her renkten, her desenden, herkese ufuk açacak binlerce kitap satın aldı, Balıkesir’e getirdi.

Meğer öyle değilmiş. Yazar, yayıncı, yayınevci Ahmet Kot, yıllarca kendisi için biriktirdiği kitapları, dergileri, ansiklopedileri, gazete arşivlerini vermiş Büyükşehir’e.

Balıkesirliler Ahmet Kot’u tanımıyor.. Kütüphane binasındaki hızlı panoramik tur sırasında duyduk ismini.

Daire başkanı arkadaş süslü cümleler eşliğinde övgüyle söz ediyor bu vatandaştan.

Efendim işte kırk yıllık kitap birikimini vermiş, kütüphane O’nun kitaplarıyla dolup taşmış; yüzlerce koli yedi tır eşliğinde Balıkesir’e nakledilmiş.. Şimdi de bizzat kendisi kolileri tek tek açıp raflara yerleştiriyormuş; çok entelektüel, çok birikimliymiş falan.

Sorduk, “Ahmet Kot’un kitaplarından başka kitaplar olacak mı burada?”

Olmayacakmış; öyle dedi arkadaş.

“O zaman Balıkesir’in parasıyla kişiye özel bir kütüphane yapmış olmuyor musunuz” diye sorduk..

Tercihleri öyleymiş.

On dokuz yirmi yaşında bıyığı yeni terlemiş, mesleğin acemisi bir muhabir olsak; “büyük fedakarlık, yüz bin kitabını Balıkesir’e bağışlayan kahraman yurttaş” türü başlıklarla süsleriz haberi.

Otuz küsur yıllık tecrübeye sahip olunca insan.. “Kimmiş bu Ahmet Kot” sorusuna yanıt arıyor haliyle!

Google Amca ne güne duruyor?

Gerçi bilginin temizi kirlisi birbirine karışıyor o mecrada.

Ajansçılık, yayınevcilik faaliyetleriyle kain; bir dönem Kültür Bakanlığı’ndan ihale yasaklısı olduğu bilgisi çıkıyor karşınıza. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakını olduğu bilgisi de var Google’da.

Bir diğer bilgi, bir zamanların Başbakanı, Şimdinin Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun bacanağı olduğu yönünde.

Yazarlığı ve şairliğine dair bilgilerin yanında, bir zamanlar muhalefetin eleştirilerine, soru önergelerine konu olmuş bir tarafı da var.

 

***

BÜYÜKŞEHİR Belediye Başkanı Yücel Yılmaz mı kendisine böyle bir teklif götürdü, yoksa teklif Ahmet Kot’tan geldi ve anında kabul mü edildi, orasını bilemiyoruz.

Şunu biliyoruz; Balıkesirlilerin parasıyla yapılan Çamlık ve onun bünyesindeki Millet Kütüphanesi, Ahmet Kot’un biriktirdiği yüz bin kitap, dergi ve ansiklopedinin depolanma yeri olmuş.

Kitaplıklar, insanın kendi dünya görüşünün ağırlıklı olduğu eserlerle dolar. Ahmet Kot’un birikimi kitapların büyük ölçüde kendi dünya görüşünün ürünü olduğunu düşünüyoruz düz mantıkla.

Yani bir anlamda Millet Kütüphanesi değil de, Ahmet Kot Kütüphanesi’dir artık orası.

 

***

RİVAYET o ki, Çamlık’ın temelini atan eski Başkan Edip Uğur’a da aynı teklifle gelmişler. Edip Uğur kabul etmemiş diye duyduk.

Sonraki Başkan Zekai Kafaoğlu da benzer bir karşılık vermiş; öyle diyorlar.

Yücel Yılmaz havada kapmış.

 

 

***

BİR DE, kütüphane binası konum itibariyle kuzeye bakıyor. Kışın soğuk olur.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Sezer Koman 10 Nisan 2021 / 15:45 Cevapla

İsme özle kütüphane. !