EDREMİT ZİRAAT ODASI’NDAN ZEYTİN CÜZZAMI UYARISI « 10Balikesir

28 Kasım 2020 - 14:16

EDREMİT ZİRAAT ODASI’NDAN ZEYTİN CÜZZAMI UYARISI

EDREMİT ZİRAAT ODASI’NDAN ZEYTİN CÜZZAMI UYARISI
Son Güncelleme :

23 Nisan 2020 - 2:29

Edremit Ziraat Odası Başkanı Ali Yılmaz Diker, zeytin ağaçlarını kurutan tehlikeli bir salgın hastalık olan zeytin cüzzamına karşı zeytin üreticilerini uyardı.

 

Diker, İtalya, Portekiz, İspanya’dan sonra Yunanistan’da görülen zeytin cüzzamının şu ana kadar Türkiye’de görünmediğini belirtirken, hastalığın ağaç kayıplarına neden olduğuna dikkat çekti.

Yılmaz Diker zeytin üretecisine hastalığa karşı şu uyarıları yaptı:

 

CİDDİ AĞAÇ KAYIPLARINA NEDEN OLUYOR

“Son yıllarda dünya zeytinciliğinde Zeytin Cüzzamı (Xylello) olarak anılan bir bakteri türü olarak görülen hastalık, zeytin ağacının su ve besin kanallarına bir arıza olarak yerleşip, daha sonra zeytin ağacında önce bir solgunluk sonrasında ise, komple kökünden kurumasına kadar sebep olmaktadır. İlk defa 2013 yıllarında Güney İtalya’da görülen hastalık, ilk yıllarında İtalya’daki zeytinlikler ile sınırlı kalmış, sonrasında ise Akdeniz’e kıyısı olan diğer zeytinci ülkelere sirayet ettiği, bunlardan İspanya ve Portekiz’ de ciddi ağaç kayıplarına sebep olduğu, son günlerde ise Yunanistan’da da görülmeye başlanıldığı söylenmektedir.
Yapılan araştırmalarda ise hastalığın Güney Amerika’daki kahve ağaçları ve meyvesi kahve ile yayılmış olduğu tahmin edilirken, bu bakteriyel hastalığın kahve ağaçlarının Avrupa ülkelerine getirilip dikilmesiyle bulaştığı sanılmaktadır. Hatta şu anda sadece zeytin ağaçlarıyla sınırlı kalmayıp, diğer meyve ağaçlarına da sirayet ettiği söylenmektedir.

 

BAKANLIK FİDAN İTHALATINI DURDURMALI

Sevindirici tarafı ise, bu hastalığın şu ana kadar Ülkemizde görülmemesidir. Hatta 2013 yılında hastalık ilk İtalya’da görüldüğünde, ülkemizde de bu hastalığın ilk tespitleri yapılırken zeytin üreticileri hastalığı verticillium ile karıştırsalar da kısa sürede o olmadığı anlaşılmıştır. Ancak bu zamana kadar bölgemizde bu hastalığın olmaması, bundan sonrada olmayacağı anlamına gelmez. Biz Edremit Ziraat Odası Bşk’lığı olarak, Türkiye zeytinciliğini temsil eden Ulusal Zeytin Zeytinyağı Konseyine (UZZK), kurum olarak sektörü temsil eden Türkiye’deki iki Oda’dan bir tanesiyiz. Hatta Odamızın şu anki Meclis Başkanı Dr. Mustafa Tan aynı zamanda UZZK’nın İcra Direktörü olup, süreci Tarım Bakanlığı ile birlikte yakından takip etmektedirler. Aslında bu hastalık şu ana kadar gerek dünyada, gerekse ülkemizde yapılabilecek belirlenmiş bir önlemi bulunmamaktadır. Ancak Bakanlığımızın zeytincilik anlamında Ar-Ge si olan Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsünde bu konuda çalışma sonuçlarını kamuoyu ile ileriki günlerde paylaşacaklarını umuyoruz. Onun için şu anda ülkemiz için korkulacak bir durum söz konusu olmasa bile, Bakanlığımızdan ricamız; Bir an önce hastalığın yaygın olduğu ülkelerden başta zeytin fidanı olmak üzere diğer ağaç fidanları ithalatlarının durdurulmasını,karantina şartlarının uygulanmasında fayda görüyoruz. Çünkü büyük bir ihtimalle hastalığın yayılması fidan olarak gözlemleniyor.

 

ÜRETİCİ HASTALIĞA KARŞI NELER YAPMALI?

Şayet zaruri haller dışında getirilecek fidan ithalatı içinde çok ciddi kontrol önlemlerinin alınmasında fayda vardır. Ayrıca zeytin üreticilerimizin bu hastalığa karşı kendilerininde de bir dizi tedbirler almasında ve özellikle zeytin ve diğer meyve fidanı üreticilerimizin bilinçsizce; aşırı gübrelemelerden kaçınmalarını, tahlil sonuçlarına göre muhakkak gübreleme yapmalarını, organomineral gübrelemeye yönelmelerini, dezenfekte yapılmamış hayvansal katı gübreleri gelişigüzel kullanmamalarını, Zeytinlik alanlarda aşırı ve sık sık sulama yapmamalarını, imkanları varsa damlama sulamaya geçilmesini, bunun haricinde salma sulama yapılacaksa senede kuraklık aylarına göre bir veya iki sulamanın zeytin ağacı için yeterli olacağını, Budamayı açıcı belgesi olan işçilerle yapılması, budama aletlerinin ağaçtan ağaca geçerken dezenfekte kurallarına uyularak kullanılması, hijyen şartlarına dikkat edilmesini, Özellikle ve özellikle zeytin aralarının pullukla derin sürüm yaparak ağacın ekolojik dengesinin bozulmaması, dolayısıyla derin sürümden kaçınılması, mümkünse zeytinlik aralarında sadece ot mücadelesi yapan traktör arkası zirai aletlerin kullanılması ve otun biçilerek malçlama yöntemlerinin uygulanmasının daha uygun olacağını, Zeytin veya diğer meyve fidanı üretimi yapanların, kesinlikle bilmediği yerlerden aşı gözü, çelik ve aşı çubuğu veya çöğür almamalarını, Zeytin Üreticilerimizin bölge adaptasyonuna muhakkak önem vermelerini, merak için, hobi için veya kendine göre diğer üreticiler arasında farkındalık yaratmak için veya ekonomik imkanlarından dolayı kendi egolarını tatmin etmek için ülke menfaatlerini hiçe sayarak özellikle İtalya, İspanya gibi ülkelerin zeytin çeşitlerini getirerek veya burada yetiştirerek dikilmemesi önemsenmelidir.
Zeytinlik alanların içinde ilkbahar ürünleri olan fiğ, bakla gibi yeşil gübre olacak bitkilerin haricinde kesinlikle sulama gerektiren yazlık sebzeler, yonca, lavanta gibi sulanarak rutubet ve nem getirecek ara ziraati ekimi uygulamalarından kaçınılmalıdır.
Onun için gerçek olan şey; Ülkemizdeki topraklar üzerinde farklı yerlerde farklı çeşit zeytin dikilmesinin zeytincilikteki binlerce yıllardan beri uğraşan bu toprakların sahibi, yani zeytincilikteki dedelerimizin deneme, yanılma ve doğrultma yöntemi ile en iyi yerde en doğru çeşit seçimleri binlerce yıllık tespitlerle yapılarak bulunmuştur. Bunun üstüne tekrar bir arayışa gitmek insanı zeytincilikte sapkınlığa götürür.”

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.