BÜTÇE MARATONU « 10Balikesir

28 Şubat 2021 - 21:17

BÜTÇE MARATONU

BÜTÇE MARATONU
Son Güncelleme :

29 Ekim 2018 - 15:38

ERGÜN AYDOĞAN

ESKİDEN tam bir maratondu, gecenin sonuna kadar günler sürerdi. Yeni dönemin bütçesi de maraton değil yüz metrelik koşu gibi kısa sürede bitecek. Saraydan gelen bütçenin kabulü de şart değil, kabul edilmese bile önceki yılın bütçesi artırılarak devam edecek. Öyle bütçenin kabul edilmediğinde güvenoyu alamamış sayılma riski falan yok.

Bir önceki yıl sunulan 2018 yılı bütçe yasa tasarısının gerekçesi 343 sayfa, tasarı ve bağlı cetveller de 277 sayfa uzunluğundaydı. Bu yıl 21 sayfa.

Kolay mı tasarrufa toplumu ikna edebilmek! Bütçenin harcamalarından değil belki ama sayfa sayısından baya tasarruf yapılmış! Ne de olsa kağıt fiyatları yükseldi; basılı gazeteler bile sayfa sayısını azaltmışken, bütçe tasarısının gerekçesi azaltılmaz mı?

Ekonomik dengeleme yılı olarak ilan edilen 2019 merkezi yönetim bütçe teklifi TBMM’ye sunuldu. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmeye başlanacak. Meclis’ten ve halktan kaçırırcasına yasalaştırmak ve mümkün olduğunca hasarsız atlatabilmek için, mümkün olan en kısa sürede bitirilecek.

Merkezi Yönetim Bütçe ödenekleri 960 milyar 975 milyon TL, Merkezi Yönetim Bütçe gelirleri 880 milyar 359 milyon TL, bütçe açığı 80 milyar 616 milyon TL olarak belirlenmiş. Genel, özel ve düzenleyici tüm kuruluşların tamamının ödenek toplamı ise 1 trilyon 29 milyar 334 milyon TL olarak belirlenmiş.

Bütçe uygulamasında daha önce Maliye Bakanlığı tarafından kullanılan bazı ödenek aktarma, ekleme, devir, iptal gibi teknik işlemlerin önemli bir kısmı yeni oluşan Hazine ve Maliye Bakanlığı’na değil, cumhurbaşkanlığına aktarıldı. 1 Ocak 2019 itibariyle yürürlüğe girecek bütçede, kalemler arasında değişikliklerde Cumhurbaşkanı’nın yetkisinde olacak. Ayrıca 2019 için bütçe dahilindeki kurumların, taşıt alımına yönelik izni Cumhurbaşkanlığı’ndan alacak. Önceki yıl bütçesinde bu izin Bakanlar Kurulu kararına bağlanmıştı.

Yeni dönemde bakanlar kurulu yok, bakanlar var onlarda cumhurbaşkanın sekretaryası gibi görev yapıyor.

Ayrıcalıklı bakanlık damadın başında olduğu Hazine ve Maliye Bakanlığı; geçmiş yıllarda bütçe harcamalarının yüzde 1’iyle sınırlandırılan ‘borçlanma’ yetkisi saray bütçesiyle ilk kez 3 kat artırılarak yüzde 3’e çıkarıldı. Bütçe tasarısıyla devlete, 90 milyar lirası bütçe açıklarının kapatılması için olmak üzere 2019 yılında toplam 118.3 milyar liralık borçlanma yetkisi verildi.

2019 yılında yatırımcı bakanlıkların bütçelerinde önemli kesintilere gidilirken, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi yüzde 34.3 artırılarak 7.7 milyar liradan 10.5 milyar liraya çıkarıldı. Diyanet’in bütçesi bazı bakanlıkların ve MİT’in beş katına ulaşmış.

MİT Başkanlığı bütçesi 2.335 TL’den, 2.157 TL’ye yüzde 7,6 düşürülmüş.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 5.793 TL’den, 2.544 TL’ye yüzde 56 düşürülmüş. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçesi 31.388 TL2den, 13.601 TL’ye yüzde 56.6 düşürülmüş. Enerji Bakanlığı 2.386 TL’den, 2.044 TL’ye yüzde 14.3 düşürülmüş.

Görüldüğü gibi yatırımcı bakanlıkların bütçelerinde Orta Vadeli Mali Plan’a (OVMP) göre ciddi kesintilere gidilirken, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi bu tasarruf anlayışının dışında kalarak yüzde 34.3 artırılmasında bir sakınca görülmemiş.

Ülkenin sanayi ve teknoloji politikalarını belirleyecek, ileri teknolojiye yatırımları destekleyecek olan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesinin 4.1 katı üzerinde olan diyanet kadrolarından yararlanabilir, yüksek teknik bilgilerinden destek alabilir! Diyanet’in kadrolarının vereceği teknolojik destekle; uzayla doğrudan bağlantı kurabilir, uzaya dört şeritli yol yapabilir!

Olası bir depreme karşı can ve mal güvenliğini sağlayacak, kentsel dönüşüm projelerini yürütecek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bütçesinin dört katı fazla olan Diyanet’ten; deprem, sel, afet ve acil durumlarda diyanet kadrolarından her türlü yararlanabilir!

Belki de, bütün bakanlıklar tek çatı Diyanet Başkanlığı çatısı altında toplansa; görev dağılımı ve bütçe paylaşımı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılsa… bütün okullar imam hatipleştirildiğine göre; neden olmasın, uzay ve teknoloji çağı daha kolay yakalanır!

 

**********

 

İş Bankası ve Şişe Cam

 

TÜRKİYE şu anda demokratik değerlerin hızla kaybolduğu ve iktidar sahibinin sözünün yasa olduğu bir yapıdadır. Türkiye bir hukuk devletidir ancak, hukuka aykırı olduğu açık olan pek çok eylem, ekonomik ve siyasal çıkar nedeniyle göz ardı edilmektedir. Hukuk ve yasalar bazı grup ve kişiler için bağlayıcı değildir (Ahlaksız Büyüme, İ.S.Akçomak).

12 Eylül Generalleri de hukuksuz biçimde, Atatürk’ün vasiyeti gereği CHP’nin temsil ettiği yüzde 28,09 hisseye el koydu. Darbe dönemi, darbe anlayışı egemendi. Kudretli generallere kişi ve kurumların hayır deme cesareti yoktu. Hukuka başvuruldu, hukuk her türlü baskıya rağmen kararını verdi; hisselere el koyulamazdı, temsil hakkını yeniden CHP’ye verdi.

Şimdi sözde ‘ileri demokrasi’ dönemindeyiz! Kendi hukuk sistemlerini kuruncaya kadar hukuk kurumlarına güvenmiyor, mahkeme kararlarını tanımıyorlardı.

Şimdi kendi hukukunu oluşturan, sözü yasa yerine geçen kudretli yönetici Erdoğan fermanı verdi; CHP’nin temsil ettiği hisseler hazineye devredilecek.

Kendine göre masum bir gerekçe yarattı ‘Millete ait olan bir hakkı arıyoruz. Milletin şu andaki yeri de Hazine’dir. Her şeyi hukuk içinde yapacağız’ diyor.

Hangi Hazine? Damadın sorumlu olduğu Hazine… Hadi yasa, hukuk tanımıyorsunuz peki, hisselerin sahibinin vasiyeti ne olacak? Vasiyet sahibi CHP’ye temsil hakkını bıraktığı gibi gelirlerinin de Türk Dil ve Türk Tarih Kurumu’na bırakılmasını vasiyet etmiş. Yasa, hukuk neyse bu yapılmak istenen ‘inanç değerlerine’ aykırı değil mi? Kimin umurunda!

Bir başka gerekçe; Siyasi partiler ticaret yapamazmış! CHP ticaret yapmıyor ki. CHP sadece temsil yetkisini kullanıyor. Siz de bunun böyle olduğunu bal gibi biliyorsunuz.

Erdoğan diyor ki ‘CHP direnebilir. Niye direniyorsun? Direnmek niye olur? Bir şeyi hak etmeyen direnir. Senin malın mülkünse niye direneceksin? Yani kendilerinin malı mülkü olmadığına inanıyorlar, onun için direnme yollarını arıyorlar’’

Ne yani CHP kendisine bırakılan mirasa, haksız ve hukuksuz el koyma karşılığında, hukuk gereğini yapmazsa, daha önce verilen hukuki normlar, AYM kararları yok sayılırsa sessizce peki al mı diyecek. Hakkını aramayacak mı? Keyfi el koymalara, deli dumrul anlayışına boyun mu eğilecek? Hak ve hukuk arayışına giren her kişi ve kurum hakkı olmadığı için mi hak arama mücadelesi veriyor, direnme hakkını kullanıyor.

Bu söylediklerinizin hiçbir anlamı ve karşılığı olmadığı gibi; oldukça anlamsız…

Türkiye’nin bütün kaynaklarını tükettiniz. Kuruttunuz. Yandaşlarınıza dağıtacak, yeni yandaşlar yaratacak kaynakları tükettiniz, yeni kaynaklara ihtiyacınız var. Dünyada sayılı banka olan İş Bankası ve iştiraklerine göz diktiniz. Neymiş dolaylı olarak Şişe Cam’daki İş Bankası iştiraklerinden de aynı şekilde Hazine’ye gelmesi gereken pay var. Bunların üzerinde çalışacağız, diyorsunuz.

Burada da yanlışsınız. İştirakler ve alt şirketler zaten bu temsilin içinde…

Derdiniz milletin hakkını aramak falan değil; yeni taze kaynakları iç etmek… yandaşlara peşkeş çekmek.

Neymiş Varlık Fonu’na da devredilebilirmiş! Varlık Fonu da milletin değil miymiş?

Bir, öyle veya böyle vasiyet eden, hisselerin geliri Hazine’ye değil, Türk Dil ve Türk Tarih Kurumu’na verilecek diyor. Vasiyet sahibi Hazine’ye bırakamaz mıydı?

İki, hisselerin gelirleri ne Hazine’ye ne de Varlık Fonu’na devredilemez.

Eğer daha önce verilen hukuk kararlarını yok sayarak, hukuk üzerinde oluşturulacak baskıyla hisselere el koyulur, İş Bankası, Şişe Cam ve diğer iştiraklere bi şekilde el koyarsanız yönettiğiniz ülkeye bu durumda; DIŞYATIRIMCI GELMEZ. Çok ülke ülke dolaşarak dışyatırımcı ararsınız, tavizler vermek isteseniz de; kimse gelmez.

ÖYLE DEĞİL SN AHMET HAKAN;

Bir kerecik, bir kerecik ezber bozun yahu! Ne olur ki? Diyor.

CHP çıkıp diyecekmiş ki ‘’Tamam kardeşim… Hisselerimizi Hazine’ye devrediyoruz. Ancak bir şartımız var; Bu hisselerin Atatürk’ün vasiyetine uygun bir şekilde kullanılacağının garanti altına alınmasını istiyoruz. Bunun garantisini oluşturacak hukuki düzenlemeleri yapın… Biz de devredelim’’ diyecekmiş CHP.

Olur mu, Sn Hakan. Daha baştan vasiyete aykırı davranarak hisseleri başka bir kuruma devredin diyorsun. Vasiyetin gereğini yapmaktan vazgeçin diyorsun. Ayrıca hangi garanti, hangi hukuki düzenleme? Devredilmesini istediğiniz anlayışın sahipleri bugüne kadar hangi hukuki kurallara uymuş da bundan sonra uyacak.

Derdiniz Atatürk’ün vasiyetinin yerine getirilmesi ise diyorsun, ama vasiyete uymayın diyorsun Sn Ahmet Hakan…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.